Maçın sonucu belli gibi

Marmaris’e iki gün önce gittik. Eski yol notlarımızın üstünden geçtik, bu rahatlık oldu. Etaplar güzeldi. Bir etapta biraz sıkıntı vardı, o kadar olacak diye düşünüyorum. Biz, otomobilimizi test ettik, hatta frenleri kontrol için Datça’ya kadar gittik geldik. Arka pedler yeni takılmıştı, önler de öyle. Önler biraz daha yumuşaktı, arkalar ise biraz daha sertti. Ona göre bir ayar yaptık. Frene bastığımızda araba dönüyordu. Onu ısıtarak denge sağladık ve start aldık, seyirci etabına geldik. Seyirci etabında bu otomobili kullanmak gerçekten çok zor. Bunun da farkındayım ben, çok iyi bir derece çıkacağını zannetmiyordum ama otomobil düzlüklerde muhteşem yürüyor. Etabın üst tarafındaki istasyondan çıktıktan sonra Allah ne verdiyse bastık. 5’i bitirdik, nerdeyse 6’ya atacaktık. Bayağı süratlendik. Sol ayakla frene dokunduğumu hatırlıyorum. Ondan sonrasında arka frenler kitledi. Önce sağ kaldırıma çaktık, oradan sol tarafa! Hallettik, işi bitirdik.

Çok erken oldu. Astra’dan çok umutluydum, gerçekten ve halen de umutluyum. Bodrum’a yetiştireceğiz inşallah. Astra ile devam edeceğim gibi gözüküyor. Garajdaki çocuklar büyük gayret içindeler. Elimizde hazır bir başka otomobilimiz daha var. Stok bol hem Kerem’de bol hem bende. Bir şekilde Astra ile Bodrum’a gireceğiz, bırakmak yok. Marmaris, çok talihsiz bir şey oldu, üzüldüm, kafaya da taktım, ertesi gün İstanbul’a geri döndüm. Serdar Bostancı, ‘kal, bize yardım et’ dedi ama ‘torunu göreyim’ dedim ben ve döndüm. Şimdi Bodrum Rallisi’ne hazırlanıyoruz. Marmaris’te puan almak güzel olacaktı, tabii planları etkiledi. Hatta kupada iyi bir puan alacağımı düşünüyordum. Kısmet değilmiş, biliyorsunuz bu ralli. Rallilerde finiş görenler yazılır, bitirmeyenler ne derece yaptı bakılmaz. Etabın son düzlüğünde çok agresif davrandığımızı düşünüyorum.

Ralli yapmak, ekonomik şartlardan dolayı artık çok zorlaştı. Federasyonun da bu konuda bir şeyler yapması lazım ama sanki böyle gitsin, ne kadar olursa olsun deniyor gibi. Teşvik edici bir şey yok, mesela historikte kayıt bedellerinin çok düşürülmesini hatta beki de ücretsiz yapılmasını, yarışa renk katmasını beklerdim. Elbette bu kayıtları etkilerdi, çünkü insanlar masraflardan kaçıyor. Hala bir parça desteği, hala ithalatta kolaylık yok. Sanki federasyon ile sporcular arasına bir set çekilmiş, oradan ileriye aşılamıyor. Ben eski sporcu olduğum için, bazı ricalarda bulunuyor ve bazı şeyleri aşıyorum ama bunu herkesin aşması, federasyonun herkesin derdini dinlemesi lazım. Gördüğüm kadarıyla dinlenmiyor. Kupada kayıtların bu kadar düşmesi beklemiyordum, ne bileyim, mesela bir taşıma sağlanamaz mıydı? Bir şeyler yapmak lazım. İnsanlara bir jestiyonla gitmek lazım, ama yok.

Sonunda historik sıfırlandı, dünyada yükselen trend, Avrupa’da uçtu gidiyor, kayıtlar 100’leri geçiyor. Herkes eski otomobilleri ile start almak için can atıyor. Bizde ne kadar historik otomobil stoğu var bilmiyorum ama yapılan son düzenleme ile garajlarda duran grup A otomobillerin hespi historiğe girebilecek hale geldi. Millet yine ne bekliyor ben de onu bilmiyorum. Ya korkuyorlar ya da başka bir şey, ama zamanında şampiyon olan ve garajında çok güzel otomobiller olan kişiler biliyorum ben.  Bunların hiç olmazsa olayı renklendirmeleri için girmeleri lazım.

Marmaris’ten aklımda ne kaldı; giderken çok umutluydum, otomobilden gerçekten çok memnundum fakat beni çok yormasına rağmen, ilk etapta böyle bir saçmalık yapmam bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Kendime nazarım değdi, ya da pek böyle şeylere inanmam ama başkalarının nazarı değdi herhalde.  Seyirci etabında son düzlükte şahane gittik, onun dışında her şey berbattı! Yarış için güzel şeyler vardı her zamanki ufak tefek şeyler şeyle dışında ama servis alanı geçen seneki karayollarının yerinde olsaydı daha iyiydi bence. Daha çok şehir merkezinde ve çok daha iyi olurdu. Merkezden uzakta o kadar kolay değildi. Yine de etap sıralaması ve akış harikaydı.

Rallide kayıtlar aşağı doğru gidiyor. İlk yarışta her zaman çok kayıt olurdu. İstatistik parabolü gibi, dibe doğru gidiyor ama dip neresi? Yaşayıp göreceğiz. Bodrum, insanların gözüne daha güzel geliyor. Biraz daha hava ısınıyor ama ben kayıtların yine fazla olacağını zannetmiyorum. Bodrum için özel bir planım yok, Parkur olarak takımla gideceğiz, çocuklar cansiperane arabayı söktüler, sabah araba yükleniyor ve Bursa’ya gidecek. Bir haftaları var, arabayı bana pırıl pırıl geri gönderecekler. Bunu Bursa yerine İstanbul’da benim istediğim gibi yaptıracak yer yok.

Ege’de Kerem Kazaz birinci bitirdi, ben Buğra’yı tahmin ediyordum. Buğra ile Kerem arasında otomobil farkı vardı. Fakat, Ali’nin Rally3 ile ikisinin arasına girip ikinci olması çok çok iyi. Birinci olan ile üçüncü ve sonrası ile arasında ikinci olan otomobil daha düşük spec ama demek ki iyi bir pilotajla çok daha iyi gidiliyor. Ege Rallisi gösterdi ki şimdiden maçın sonucu belli gibi. Ama bu otomobil sporları her an her şey olabilir. Daha bunu toprak rallileri var asıl can alıcı noktalar, topraklar. Asfaltta beygiri yere verebiliyorsun ama toprakta tamamıyla veremiyorsun. | 18 Mart 2025 : 10.10

Bu yarışın fotoğrafları için burayı tıklayın

Yorum yaz

ARŞİV

KATEGORİLER